Kayapınar Köyü - Bozkır - Konya | kayapinar.net

Kayapınar Forum Mayıs 22, 2012, 06:01:28 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.


Kullanıcı adınızı ve parolanızı
Duyurular:
 
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
Gönderen Konu: bugün 18 mart,çanakkale şehitlerini anma günü...  (Okunma Sayısı 1207 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mehmet Keleş
Kıdemli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 351



Üyelik Bilgileri
« : Mart 17, 2009, 22:46:59 »

Bize bu cennet vatanı canlarını feda ederek bırakan, kahramanca savaşarak bir devrin battığını gösteren Kahraman ŞEHİT'lerimizi sayğıyla anıyorum.Ruhları şad olşun....
Logged

gurbetten sılaya
Ahmet Karakuş
Kayapınar Sevdalısı
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 126



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Mart 18, 2009, 02:57:57 »

RABBIM RAHMET ETSİN...

ÇANAKKALE DENDİ Mİ AKİFİ ANMAMAK OLMAZ... RUHLARI ŞAD OLSUN..

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- “Bu bir Avrupalı!”
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi… Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
Hani, tâ’ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te’sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedî serhaddi;
“O benim sun’-i bedi’im, onu çiğnetme” dedi.
Âsım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar…
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i…
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb…
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
“Bu, taşındır” diyerek Kâ’be’yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin’i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran…
Sen ki, İslâm’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın… Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât…
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.


Mehmet Akif Ersoy

Logged

Gitmiş dünler hesaptır, gelmemiş yarınlar ise fırsat...
Mustafa Tekin
Kıdemli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 254


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Mart 18, 2009, 08:39:16 »

ruhları şadolsun ALLAHIM bizleri onlarla cennette kavuştursun
Logged
İbrahim Demirel
Kıdemli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 293



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Mart 18, 2009, 09:31:11 »

allah mekanlarını cennet eylesin
Logged
Osman Keleş
Site Yöneticisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 427



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Mart 18, 2009, 11:46:52 »

Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Türk tarihinde unutulmaz vardır şanın şöhretin
Çanakkale boğazında Türkün gücünüde öğrettin
Mehmet'in dünyaya neler yapacağını gösterdin.
Toprağında akıl almaz kahramanlık var Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Düşman bataryaları mevzilere ateş kustukça
İmanlı Mehmet'im göğsünü siper ettikçe
Göğüste mermi parçalanıp yere düştükçe
Her günün bir başka destandır Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Düşman zırhlılarından mermi yağmuru yağar
Mehmet din imanı havada mermiyi tutar
Mermiler havada sevdalanır birbirini öper
Dillere sen destan oldun şan Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Düşman gemileri tabyalara mermi yağdırır
Nüsret gemisi gece boğaza mayın döktürür
Düşman zırhlılarını birebir boğaza gömer.
İmanın imansıza hükmettiği sen Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Her iki yakanda mevziler uzayıp gider
Her atılan mermi düşmanı sulara gömer
Yirmi altı sayısının sırrını boğazda çözer
Düşmana geçit vermeyen sen Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Çanakkale'nin geçit vermez bayırları
Düşman her taraftan kesti yolları
Mehmet'im süngü harbiyle attı onları
Türk'ün ateşle imtihanı sen Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de


Havada uçuşup giden top mermilerinden
Mehmet oğlu Hasan'ın kolu ayrılır gövdesinden
Şehit düşer çok akar Conkbayırın teklerinden
Yeni bir destan yazılır sende Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Düşman şaşkındır, aptaldır ilerleyemez bile
Türkoğlu savaşta bile aklına getirmez hile
Kınalı yiğitler kurbandır gözünü kırpmaz gine
Her gün bir destan yazılır Çanakkale'de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Mermi bitmiştir cephane kalmamış elde
Osman oğlu Mehmet Erzurumlu gidiyor önde
Tekbir getirerek süngü ile savuruyor boğaza
Her gün ayrı bir destan yazılı Çanakkale'de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Sebtülbayır sırtlarında Osman İzmir süngüyle dövüşür
Asil kahraman asker yaralı düşmanla suyu bölüşür
Sağlam kahpe düşmanla mertçe hesap görülür
Mehmet merhametiyle destanlaşır kardeş Çanakkale'de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Kimisi yamyamdır, kimisi Hindu itin dolu
İngiliz şerefsizi, alçak domuz yavrusu
Fransız kancığı, kahpenin doğurduğu
Sulara gömer Denizli Kemal Çanakkale'de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

57. alay kahramanca savaşır anzak koyunda
Kahramanlık yaratır düşmanın her hücumunda
Mermiye karşı süngü ile savaşır Allah'ın huzurunda
Destanlar yazar Mehmet Çanakkale'nin anzak koyunda
Destanlara destan olan yurt Çanakkale<2de

Komutanı emretmiş ölmeyi, asla geri dönmemeyi
57.alay şehit düşer erinden komutanına kadar
Yarbay Hüseyin Avni Bey gösterir kahramanlılığını
Birliğin önünde savaşarak kanı döker son damlasına kadar
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

25 Nisanda Conkbayırında saldırıyor kahpe düşman
Kanlı savaş 9 ağustosa kadar sürüyor, yenilgi tadıyor düşman
Ahmet'im, Osman'ım, imanla duvar ordu geçirmedi oradan
En kanlı savaşı verdi, şahadet şerbetini içti Conkbayırı Çanakkale'de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Üst teğmen Nazif Çakmak şimşek gibi gözleri bakıyor oradan
Küçük ve büyük Anafartalar ovasını gözlüyor koruyor oradan
Nazif Çakmak 28temmuz 1915 de şahadet şerbetini içmiş orda
Ruhuyla bekliyor kahraman komutan vatanı Çanakkale'de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Mehmet çavuş ile coşkulu bir ruh ile anıtında buluşuyoruz
Düşmana taşla sopayla saldıran eşsiz kahramanla tanışıyoruz
Ahi rette şefaat etmesi şartı üzere abideden çavuşumdan ayrılıyoruz..
Ağlayarak topluca Çanakkale'de başka bir şehitliye varıyoruz
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Bomba sırtına tırmanıyoruz, kahramanların yanına kafileyle ağlayarak
Ellerinde kuranlar gözlerimizin önünde tekbir getirerek saldırıyorlar
Okumayı bilmeyenler kelimeyi tevhit getirerek düşmana saldırıyorlar
Kanlı sırtı savunan peygamber komşuları Çanakkale'de yatıyor
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Mehmetçiciği saygı anıtı önünde bizde seni saygı ile selamlıyoruz
Ey kahraman asker senin merhametini tüm gönülden alkışlıyoruz
Senin gibi bir neslin evladı olduğumuz için Allah için övünüyoruz
Yaralı düşmanı kucaklayıp düşmana teslim eden asker Çanakkale'de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Büyük kemikli kitabesini ağlayarak gururla topluca okuduk öyle
Söyleyin dünya tarihçileri, tarihte böyle ikinci bir ırk var mı? Söyle
Beş aylık çeliğe karşı imanın direnişinin kahramanlığını cihana söyle
20 Aralıkta kahpe ardına bakmadan boşaltır kemikli mevzisini öyle
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de


Büyük Anafartalar mezarlığında yürüyoruz birlikte ağır ağır
20.alay komutanı Halil Bey gel adaşım dadaşım yanıma diyor.
21.alay komutanı Yarbay Ziya Bey, Halid yanımıza geliyor
Hangi yüzle bu Çanakkale şehitleri huzuruna geldiniz diyor
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Dur deme boşuna dinlemem seni,
O topraklarda yatan dedemdir görecem onu
Bana bıraktı miras bu çenet vatanı
Şu anda kahramanlık destanını yazdığın yerdeyim atam
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Nuri Yamut Paşa anıt yaptırtır
Şehit kemiklerini tekbirlerle toplattırılır
Türkün tarihine vefa örneği bir sayfa katar
Şu Çanakkale ilçesi Gelibolu da
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Seyit onbaşı anıtı muhteşem durur
200 kiloluk mermiyle agemenmunu vurur
Düşman yenilgi acısı içinde kendini bulur.
Şu geçit vermez boğaz olan Çanakkale'de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Şanlın Nusret gemisi gece karalığında mayın döşüyor.
Yenilmez armada mayına çarpıyor derin sulara gömülüyor
Oceanla gemisi aynı akıbetle Türkün gazabını yaşıyor
Şu geçit vermez boğaz olan Çanakkale'de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Anzak koyunda inanılmaz mucizevî savaşlar verdik
Bu savaşta genç kınalı ana kuzusu fidanlar verdik
Tarihe türkün yenilmezlik rekorunu bir daha yazdık
Gördüğün masmavi olan yeşille bütünleşen Anzak koyunda
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Atalarım yapmış Seddulbahır kalesini boğaza hâkim bir yere yapılır
İngilizlere bu savaşta tarihin en acı yenilgisini burada yaşatılır
Ertuğrul koyu çıkarması İngiliz bir adım atamadan o mezar yapılır
O gün haçlılara karşı tarihte altın sayfalarda yer alacak zafer yazılır
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Havuzlar şehitliği kahramanlığın destanlaşan bir diğer adı
Şehitlere selam söyle ana doludan muhabbet et şefaat iste
Dikkat et adımlarına her adımda alta yatan atandır sızlar kemiği
Türkün destanlarından biri havuzlar şehitliğinde yazıldı böyle
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Horasan ereniyim geldim dedeler namazgâhız da namaz kılıp yatmaya
Sizlerle birlikte olup biz torunlarınız için sohbet edip sizden şefaat istemeye
Benim felah gecemde gönül sarhoşluğu içinde sizinle birlikte hakka varmaya
Mehmet oğlu Halil yeniden dünya geldi manevi hazla sabah ezanlarıyla Çanakkale'de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Logged

Atas yakar bacasina,dumani tütmeyen,
Keklik gibi gaya,ardinda cikip ötmeyen
Okuyup yazmazi,sitemiz neylesin Osman?
Gönlünde paylaşmak geçmiyorsa neylesin osman..
H.KANAR
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer: