Kayapınar Köyü - Bozkır - Konya | kayapinar.net

Kayapınar Forum Şubat 08, 2012, 23:45:55 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.


Kullanıcı adınızı ve parolanızı
Duyurular:
 
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
Gönderen Konu: Iyilik Ve Kötülük  (Okunma Sayısı 993 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mehmet Keleş
Kıdemli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 350



Üyelik Bilgileri
« : Aralık 23, 2009, 00:58:25 »

  Bir gün İYİLİK ve KÖTÜLÜK bir deniz kıyısında karşılaştılar.

   

 Ve dediler:

 

     “ Haydi denize girelim.”

 

   Ve giysilerini çıkartıp sularda yüzdüler. 

 

      Bir süre sonra Kötülük, kıyıya dönüp İyiliğin giysilerine büründü ve yoluna gitti.

 

   İyilik de denizden çıktı ve kendi giysilerini bulamadı. 

 

      Ama çıplak olmak utandırıyordu onu, çaresiz Kötülüğün giysilerine büründü.

 

   Yoluna devam etti.

 

       O gün bu gündür erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır. 

 

   Ancak içlerinden İyiliğin gözlerinde ki ışıltıyı bilen kimileri vardır ki,

 

   giysilerine bakmaksızın tanırlar onu.

 

      Ve yine Kötülüğün yüzünü bilen kimileri de vardır ki,

 

   giysi onu gözlerinden gizleyemez..     

Logged

gurbetten sılaya
Hüseyin Kanar
Kayapınar Sevdalısı
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 127


ASLA UNUTMA, YAZIN KIŞI UNUTTUĞU GİBİ


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Aralık 24, 2009, 14:04:32 »

Teşekkürler Mehmet kardeş.

















Logged
Osman Keleş
Site Yöneticisi
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 422



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Aralık 27, 2009, 17:42:49 »

İYİLİK VE KÖTÜLÜK ÜZERİNE

      Yaşlı adam kulübesinin önünde torunuyla oturmuş az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlardı.     Köpeklerden biri beyaz biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.
İyilik Ve Kötülük Üzerine
     Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu yanından ayırmadığı iki iri köpekti bunlar. Çocuk kulübeyi korumak için biri yeterli gözükürken niye ötekinin de olduğunu hem niye renklerinin illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla sordu dedesine.

Yaşlı adam bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.

Onlar” dedi “benim için iki simgedir evlat.


Neyin simgesi” diye sordu çocuk.

İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.

Çocuk sözün burasında mücadele varsa kaz***** da olmalı diye düşündü ve her çocuğa has bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:

Peki sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?

Bilge adam derin bir gülümsemeyle baktı torununa:

Hangisi mi evlat? Ben hangisini daha iyi beslersem o!
(alıntıdır)
« Son Düzenleme: Aralık 27, 2009, 17:45:46 Gönderen: Osman Keleş » Logged

Atas yakar bacasina,dumani tütmeyen,
Keklik gibi gaya,ardinda cikip ötmeyen
Okuyup yazmazi,sitemiz neylesin Osman?
Gönlünde paylaşmak geçmiyorsa neylesin osman..
H.KANAR
Mustafa Tekin
Kıdemli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 254


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Aralık 30, 2009, 21:41:57 »

teşekkürler elinize saglık.
Logged
Mehmet Keleş
Kıdemli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 350



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Ocak 03, 2010, 13:25:24 »

Kabir Azabı

--------------------------------------------------------------------------------

Her insan ister ölerek toprağa gömülsün, ister boğularak denizin dibinde kalsın veya yırtıcı bir hayvan karnında bulunsun veya yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatı geçirecektir.


Kabir azabının aslı, Dünya sevgisidir. Fakat şiddet derecesi ayrıdır. Azlığı, çokluğu Dünya sevgisine göre değişir. Azap, kalbin Dünyaya bağlanmasının sonucudur.


Kafirlerin kabir azabı, kıyamete kadar devam eder. Yalnız cuma ve Ramazan günleri kalkar. İtaat erbabı için kabir azabı yoktur. Ancak kabrin şiddet ve azametini hisseder. Asilere gelince bunlar için kabir azabı vardır. Ancak kıyâmete kadar devam etmez. Cuma günleri kalkar. Hatta cuma gecesi ölen asi, bir saat kabir azabı görür.
           Resulullah (a.s) buyuruyor:

Kabir ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir.

Kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir.
Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur.

Manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildi!.
Resulullah (a.s) bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü. Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında laf taşıyıcılık yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu. Bunun üzerine Resulullah (a.s) yaş bir dal almış, ortadan ikiye bölmüş ve her bir parçayı iki kabre de birer birer dikmiştir. Bunu gören ashap, niye böyle yaptığını sorduklarında: "Bu iki dal kurumadığı sürece, o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur"  buyurmuşlardır.

Logged

gurbetten sılaya
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer: